21.2 C
İstanbul
23 Mayıs 2024
Image default
Oyun İncelemeleri

Broken Sword 1 – Shadow of the Templars: Director’s Cut – İnceleme

Broken Sword 1 - Shadow of the Templars: Director's Cut – İnceleme
Broken Sword 1 – Shadow of the Templars: Director’s Cut – İnceleme

Bir oyun düşünün, içeriğinde hem gizemli bir hikaye olsun hem de grafiksel olarak çizgi filme benzesin. Broken Sword 1 – Shadow of the Templars: Director’s Cut – İnceleme yazıma geçiyorum.

Tabi İngilizce konusunda da eğitici bir oyun olarak da ele almamız mümkün. Müzikleri ve atmosferi de ayrı bir tad katıyor. Bunların hepsi bir arada olan, yapımı da uzun yıllara dayanan güzel bir oyun. Tabi ilk çıkan versiyonu sadece “Broken Sword 1 – Shadow of the Templars” olarak geçiyordu. 1997’de çıkartılan ilk versiyon ile Director’s Cut versiyonu arasında bariz bir fark yok aslında.

Broken Sword 1 - Shadow of the Templars: Director's Cut – Sadece George’un Cafe’ye gitmeden önceki eksik kısımlarını da tamamlamışlar.
Broken Sword 1 – Shadow of the Templars: Director’s Cut – Sadece George’un Cafe’ye gitmeden önceki eksik kısımlarını da tamamlamışlar.

Sadece George’un Cafe’ye gitmeden önceki  eksik kısımlarını da tamamlamışlar. Bu da oyuna daha da fazla gizem ve çözülmesi gereken yeni bulmacalar eklenmesi demek oluyor. Oyunda iki karakteri canlandırıyoruz yerine göre ; Nicole Collard ve George Stobbart. İsterseniz gelin önce bu karakterleri önce tanıyalım.

George Stobbart: İrlanda asıllı olan Geroge, tatil için Paris’e gider. Bir sabah La Chandelle Verte Cafe’de oturup gazetesini okuyan ve kahvesini yudumlayan Geroge, gözüne takılan palyaço kılığındaki adama dikkatlice bakar. Tabi çok fazla dikkatini çekmiştir. Bırakıp gazetesini okumaya devam ettiğinde ise işte olaylar orada başlar.

İrlanda asıllı olan Geroge, tatil için Paris’e gider.
İrlanda asıllı olan Geroge, tatil için Paris’e gider.

Orta yaşlı İrlanda asıllı Amerikalı George olaylara böylece uzaktan da olsa bulaşmış olur ve bu olanların peşini bırakmamakta direnmeyi bir görev olarak kendinde görür.  Bu sebeple de elinden geldiğince bütün bulmacaları çözüp işin sonuna doğru gitmek için çabalar. Gerçekten zorlu olaylar silsilesi kendisini beklemektedir.

Nicole Collard: Paris’te bir gazetede gazetecilik yapan Nicole, patronunun isteği üzerine Pierre Carchon ile bir röportaj yapmak için Pierre Carchon’un evine yönlendirilir. Evlerine vardığında ise Nicole kapının önünde bir Pantomim ile karşılaşır. Önünden geçen Nicole apartmana girer ve Carchon ailesi ile tanışır.

O sırada bir ses olur ve Pierre Carchon yanlarından bir süreliğine ayrılır. Sonrasında bir silah sesi duyulur. Pierre Carchon ölmüştür. Tabi Nicole odaya girdiğinde ise apartmana girmeden önceki gördüğü pantomim ile karşılaşır. Pantomim gel işareti yaptıktan sonra bir yumruk atar Nicole’e ve böylelikle karakterimiz bayılır.

Ayıldığında ise Pierre Carchon’ın karısı  Imelda yanına gelir. Tabi öncesinde bir çok şeyi araştırmaya başlar Nicole. İşte böyle başlar onun da olaylara olan araştırma isteği. Tabi Nicole Cafe’deki patlamayı patronundan öğrendiğinde ise haber yapmak için yola koyulduğu zamanda da George ile tanışacağı, yollarının kesişeceği anlamına gelir böylelikle.

Paris’te bir gazetede gazetecilik yapan Nicole, patronunun isteği üzerine Pierre Carchon ile bir röportaj yapmak için Pierre Carchon’un evine yönlendirilir.
Paris’te bir gazetede gazetecilik yapan Nicole, patronunun isteği üzerine Pierre Carchon ile bir röportaj yapmak için Pierre Carchon’un evine yönlendirilir.

Evet aslında karakter analizlerinde de az çok oyunun hikayesine değinmiş olduk. Oyun gerçekten farklı bir havaya sokuyor oyuncuyu. İlk göründüğünde özellikle sıra dışı oyun severlerin ön yargılarını anlayabiliyorum “Yok ya bu çocuk oyunu. Ben oynamam bunu”. Ama yanılıyorsunuz. Oyun tüm kitleye hitap ediyor aslında.

Çocuktan tutun da yetişkinlere kadar. Çünkü oyunda hem dil geliştirme, hem bulmaca çözebilme hem de grafiksel anlamda yeterlilik gösteriyor. 1997’de yapılan bir oyun için tabi ki şu anki sistemlerin görüntülediği 3 boyut beklenemez. Sistem gereksinimlerine yazının altında bulunan kısımda yazıyor olacağım.

Oyun gerçekten farklı bir havaya sokuyor oyuncuyu.
Oyun gerçekten farklı bir havaya sokuyor oyuncuyu.

Tabi size bir anlam ifade etmese de, biz eskiler için çok şey ifade ediyordu o yıllarda. Cyberia, Nikopol gibi oyunların babası diyebileceğimiz bu oyun, gerçekten alınıp oynanıp akılda bıraktığı etki ile hayatınıza farklı bir bakış açısı getirecektir. Almakta da tereddüt etmeyin derim. Sonuçta vereceğiniz her kuruşa değecek bir oyun.

İyi oyunlar…

İlgili Yazılar

Resident Evil Zero – İnceleme

GamerAdmin

The Elder Scrolls V: Skyrim – İnceleme

GamerAdmin

Painkiller: Black Edition – İnceleme

GamerAdmin

Yorum Yaz

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Devamını Oku