Wolfenstein: The New Order – İnceleme
0

Wolfenstein: The New Order – İnceleme

May 23 GamerAdmin  
Spread the love

Wolfenstein: The New Order – İnceleme

Wolfenstein efsanesinin seri oyunlarına az çok aşina olmuşsunuzdur. Önceki oyun olan Wolfenstein, Ağustos 2009 yılında çıkmasına karşın zamanının iyi grafiklerine sahip olsa da devrim niteliğinde geliştirme Wolfenstein: The New Order ile olmuş diyebiliriz. Önceki oyun Raven Software, Pi Studios ve Endrant Sutios ile birlikte geliştirilmiş, yayıncı olarak da Activision üstlenmiş. Fakat zamanının grafikleri tek düze olsa da Bethesda Soft ve Machine Games Wolfenstein: The New Order’ı elden geçirip, sağlam bir hikâyeye uyarlamışlar. Grafiksel teknolojik gelişmeler de oyunun devrimsel değişimine ortak olmuş.

Genelde bir oyunun yakın tarih ile yapımından çok, ilk yapımından son yapımına kadar olan süreç ele alınır. Bunun sebebi ise her geliştirici firmanın oyuna kattığı ve zamanının teknolojileri ile aradaki farkın ortaya konulabilmesidir. Bu sebeple makası çok açık olan 1980’ler başındaki çıkan “Castle Wolfenstein oyunu ile yeni çıkan Wolfenstein: The New Order’ı kıyaslamadım. Arada gerçekten kıyaslanmayacak kadar büyük bir fark ve nesil farklılığı olduğu için.

Wolfenstein oyununda 2009’daki senaryosunda aslında bazı şeylerin ufak ufak inşa edildiğini görüyoruz. Yani serinin yeni oyunları için bir anlamda hikâye inşa ettiler, bunu da en bariz şekilde Wolfenstein: The New Order’da göreceksiniz. Çünkü önceki oyunda sadece vur kaçtan daha çok, belirli ana görevleri yerine getirip, oyunun sonuna kadar düşmanları alt etmeniz gerekiyor. Sonrasında malum yine mistik olgular içerisinde kalacak olan bir değişmez baş karakterimiz B.J. Blazkowicz’in topluluk olmadan sadece bağlantılar aracılığı ile ilerlediğini görmüştük.

Wolfenstein: The New Order’da ise uçaklar arasında başlayan bir çatışmada oyuna başlayıp, topluluğumuzu da bu kurguda toparlayıp yine bir büyük Nazi kumandanının peşine düşüyoruz. Geçen süreç içerisinde ise subaylar, iri kıyım hantal bekçiler, askerler ve köpekler ile bol aksiyon dolu serüvene giriş yapıyoruz. Devrim niteliğinde olan grafikler (Önceki oyuna göre), atmosferin oyun ile birebir uyumu, oynanabilirlik konusunda ise rahat ve kolay alışabileceğiniz tuş kombinasyonu mevcut. Merak etmeyin çok karmaşık bir tuş kombinasyonu istemiyor oyun sizden.

Grafiksel geliştirmeye değinmek istiyorum. Bethesda gerçekten bir oyun için şans diyebiliriz. Brink adlı oyun ile adını sıkça duymuştum. Eğer Brink adlı oyun başka bir firmaya verilmiş olsaydı, emin olun çok hantal ve aşırı sistem gereksinimi olabilecek bir oyun olurdu. Ama Bethesda gerçekten bunu uzmanlığı ile halletti ve diğer geliştiricileri de seçerken yine karizmasını konuşturdu diyebilirim. İşte Wolfenstein: The New Order’da bundan nasiplendi. Aşırı uç bir sisteme gerek duymamasına karşın, hızlı ve geçişken grafik tabanı gerçekten oyunda sizi rahatsız etmiyor. Aşırı kasma ya da yükleme süreleri yok.

Atmosfer olarak baktığımızda müzikler oyun içi aksiyonla uyumlu. Sıkmayan güzel bir ahenge sahipler. Düşmanlar doğal olarak akıllı ve bir anda saklandıkları yerden size ateş ederek şaşırtabiliyor ve topluca saldırıya geçebiliyorlar. Bu da sizi ortalık alanda savaşmamanıza olanak sağlıyor bir bakıma. Ama yeterince mühimmat ve silahınız varsa korkmanıza gerek kalmıyor. Büyük düşmanlar karşısında ise bilindik taktikler ile geçmeniz zor olmadığı gibi bazen oyun tek düzeye düşebiliyor.

Zorluk derecesi yok denecek kadar az. Tabi bunun etkisi seçtiğiniz zorluk seviyesine göre değişse de, standart zorluk seviyesinde ölmeniz çok zor oluyor. Bu da sürpriz ölümlerin olmadığı anlamına geliyor oyunda. Zaten bir FPS oyununda hikâye varsa sürprizler çok nadir çıkar karşınıza.

Genel olarak baktığımızda ise oyun akıcı ve bol aksiyona sahip diyebiliriz. Tabi oyunun bu serisinde aslında B.J.’in hikayesi tam oturmuş şekilde başlıyor. Topluluk ve arkadaşları ile savaş alanında aksiyona dalıp, sonraki serinin de bağlantılarının ilk izlerini taşıyor diyebilirim. Oyuna en güzel katkı olduğunu söyleyebileceğim şey ise elektro-mekanik sistemlerin de oturtulmuş olması.

Eğer ki ikinci dünya savaşı oyunlarını seviyorsanız, özellikle de Wolfenstein hayranıysanız, bence oyunu kaçırmayın derim. Oyun şu an Steam üzerinde Wolfenstein: The Old Blood oyunu ile birlikte 67 TL. Sadece tek oyunu almak istiyorum- Wolfenstein: The New Order bana yeter derseniz onun tek fiyatı ise 57,99 TL olarak satılmakta. Seçim size kalmış.

 

İyi oyunlar…

Wolfenstein: The New Order
Wolfenstein: The New Order
Developer: Machine Games
Price: 57.99 TRY
  • Wolfenstein: The New Order Screenshot
  • Wolfenstein: The New Order Screenshot
  • Wolfenstein: The New Order Screenshot
  • Wolfenstein: The New Order Screenshot
  • Wolfenstein: The New Order Screenshot
  • Wolfenstein: The New Order Screenshot

Hakkında GamerAdmin

2003 yılında sistem mühendisliği (MCSE) eğitimi alan yazar, Sakarya Üniversitesi Bilgi Yönetimi mezunudur. Kendisi 1989'dan beri oyunlarla haşır neşir olan yazar, bu yıldan yanadır oyunlar hakkında bilgi sahibi olup, kendisi bir oyuncudur. Bilgilerini ve bitirdiği oyunların tam çözümleri hakkında sitede paylaşımlar yapmaktadır. Sorularınızı lütfen iletişim kısmındaki e-posta adresinden gönderiniz.

Yorum Yaz

Yorum yazabilmek için Giriş yapmak zorundasınız.