Bir furya olarak eski oyunların tekrar derlenip oyunculara servis edilmesini diğer incelemelerimde bolca bahsetmiştim.
Bu durumda tabi korku oyunu türünde kült olmuş, Hideo Kojima ile bütünleşmiş eski bir Konami oyunun da tekrar derlemesi, Reboot ya da Remaster olmayıp Remake ile farklı bir hava ile geldi.
Uzunca bir zaman reklamı yapılan oyunun gerçekten buna değip değmediğine değinelim, bakalım eskiden yeniye neden farklı olmuş.
Eskiler Her Daim Anıları Yaşatır

Oyunun ilk çıkışındaki hikayenin bir de sinema filmi yapılmıştı. Tabi oyun ile film arasında hikaye olarak bağıntı olsa da çok farklıydı. Bir de feminen bir reklama kalkışılmıştı.
İlk oyundan sonra hikayenin devamı niteliğinde gözüken bir karaktere benzese de aslında çok farklı bir olgu vardı. İlki kızı ve karısı kaybolan bir adamdan, ikincisinde eşi ölüm döşeğinde olan koca.
İşte bu ikinci oyunun hikayesi acıklı ve oyuncuyu bağlayan güzel bir zemine oturtulmuştu. Tabi ortak olarak yine üçgen kafanın sahne alması da vazgeçilmezi bu serinin.
Ne Kadar Eski Olabilir ki?

İlk oyun 1999 yılında çıksa da ikinci oyun 2002 yılında çıkmıştı. Tabi yaşı yetmeyenler için çok büyük bir kayıp söz konusu değil, internet üzerinden edinip eski oyunları oynayabilirsiniz.
Hatta bir grup var ikinci oyunun grafiklerini (Remake olmayan, ilk sürümün) geliştirerek daha iyi bir hale getirilmiş sürümünü de rahatça oynayabilirler.
Biliyoruz ki oyunların teknoloji, grafik ve sistem konusunda zamana yenilebilmeleri söz konusu olsa da hikayeleri ve bıraktıkları etkiler her daim kalıcı oluyor, bu da kült kategorisine sokuyor.
Peki İlki ile Remake Arasındaki Fark?

Öncelikle Remake olarak yapılan yeni oyunda eksikler var. Tabi yeni teknolojiye doğru kaydırılmış olmasının yanı sıra yan senaryo yok mesela (Sub Scenario: Born From A Wish).
Tabi yenilikler eski bazı eksiklikleri ortadan kaldırıyor olsa da bulmacalar daha da zorlaşmış, bazı görünümler değiştirilmiş olarak karşımıza çıkıyor.
Atmosferi eski oyuna nazaran biraz daha eksik gibi geldi bana. Hele ki yaratıklar biraz Resident Evil 2 Remake vari bir benzerlikle tekrar ayağa kalkmaları garip.
Neler Vaad Ediyor?

Yeni bir görünüm, daha detaylı modellemeler, eksik bölümler, orijinal hikayeye bağlı kalma azmi ama biraz daha farklı noktaya evrilme söz konusu olmuş.
Aslında arafta bırakan bir durumla oyuncuyu baş başa bırakıyor. Eskiye dönüp baktığınızda dönemine göre Resident Evil’in en büyük rakibi olduğu için not sistemine göre farklı bir oynanış süresi var.
Yani orijinal sürümde 2.5 saat, 3 saat gibi bitirme karşılığında sizlere ödül sistemi verirken, Remake sürümünde ise oynanış 30 saat falan gibi bir duruma sokulmaya çalışılmış.
Bu bence artı değil, çünkü ödül sistemi oyunun hikayesinin daha detaylı anlaşılması, daha fazla benimsenmesi konusunda büyük bir artı sağlıyordu, Remake’e bunu yediremediler sanırım.
Beklentiler

Orijinal sürümün hikayesine bakarak, durum ve olguları bunun üzerine kurgulayarak asla oynamayın derim. Sebebi ise hayal kırıklığı yaşarsınız.
Bu Remake bir bakıma Silent Hill 2’ye beyaz bir sayfa açarak, kendine has bir oluşuma sokularak dizayn edilmiş yeni bir oyun gibi. Kah eski hikayeye bağlı kalınma çabasıyla, kah grafiklerle.
Tabi daha oyunun ücretiyle kıyasına dahi girmiyorum. Çok fahiş olmasının yanı sıra sorsanız orijinal oyun mu yeni oyun mu diye, tabi ki orijinal oyun derim. Sebebi belli, eskiler her daim iyidir.
Grafikler

Elbette eskiye nazaran çok iyi modellemeler, çevresel etmenler, karakter bakış açısı mevcut. Kamera bu sefer net ve geniş açı ile ekranı dolduruyor.
Orijinal oyunda bazı kör noktalar olabiliyordu, fakat Remake sürümünde bu çok güzel üstesinden gelinerek, iyi bir oyun zevki sağlamış.
Genel anlamda ise grafiklerde iyileşme sağlansa da yapımcı firma (Bloober Team SA) bir hata ya da oyunun kilitlenecek bir kritik durumu söz konusu değil. İşlerini iyi yapmışlar diyebilirim.
Atmosfer

Oynadığınızda müzikler, çevre modellemeleri ve sis sizleri eskilere götürüyor. Ama daha fazlası ne yazık ki yok. Yeninin eskiyi yok etme çabası söz konusudur, işte bu konudan ötürü fazlası yok.
Mesela orijinal oyundaki gibi dar alanlarda ilerleyip içinizi ürperten oda geçişleri yok. Üçgen kafa (Pryamid Head) ile kapışma anında psikolojik baskı hissetmiyorsunuz.
Dahası bolca sinematik hikaye patlamaları var fakat hikaye bütününde asla eski tad yok. Bu da oynama sürenizi kısaltacak bir durum aslında.
Oynanabilirlik

Oyun yapımcısı özellikle oyun kumandası ile tam uyumluluk sağlayan bir yapımla gelmiş. Tabi biraz da eski zamanın konsol havasını katması açısından önemli.
Klavye ile oynamak daha karmaşık ve günümüzde oyun kumandası oyunlar için vazgeçilmez olduğundan daha ergonomik olduğundan oynarken bir zorlukla karşılaşmıyorsunuz.
Üçüncü şahıs kamerası ile karakterinizi kontrol ettiğiniz için bazen oyun kumandasının yön çubukları sizi zora sokabiliyor. Bunun haricinde büyük bir eksiği yok.
Genel

Yeni zamana ayak uydurmaya çalışan nostaljiyi deneyimlemek gerçekten güzel bir his verecektir. Ama orijinalini oynamadan sadece Remake ile fikir beyan etmek hata olur.
Tabi fiyatına göre de kabul edilebilir bir denge olmadığını da göz önünde tutarsanız, zamanımızın en büyük ekonomik buhran dönemine göre aşırı fahiş ücretiyle karşınıza çıkıyor.
Eğer büyük bir indirim, bir hediye gibi bir durum söz konusu değilse, fiyatına göre uzak durulacak oyunlardan diyebilirim.
Sonuç

Görsel şölen, nostaljiyi günümüze uyarlanmasının verdiği neşe ve mutluluk ama ateş pahası bir ücret istenmesi bu oyunu doğal olarak bizlere uzak kılıyor.
Tabi 1200 TL (33$) gibi bir fiyat ile satılan oyundan çok daha fazlasını bekliyor olacaksınız. Sırf eski bir oyun diye bu kadar bir ücret istemesi de adaletsizlik açıkçası.
İmkanınız dahilinde ise dediğim gibi indirim ya da hediye olarak alınıp oynanarak eski zamanları yad edilesi bir oyun Silent Hill 2 Remake. Fazlası değil…
İyi oyunlar…
