Erzurum – İnceleme
0

Erzurum – İnceleme

Şub 13 GamerAdmin  

Erzurum – İnceleme

Oyun dünyasında Türk yapımcıların azlığı, bu konudaki çabaların yetersiz olduğu devam etmekte. Bildiğimiz firmalar da bir elin parmaklarını geçmiyor. Tabi firma olarak da bu işe başlayanların yanı sıra, oyun yapımı konusunda girişimci olarak yer yer alıp sonrasında firmasını kuranlar da mevcut. Mesela hala bir Kâbus 22 oyunu yapılmış değil. Tabi Kâbus 22 çok eskilerin konseptini ele alsa da onun tadında bir oyunu ne zaman göreceğiz meçhul.

Gördüklerimiz içerisinde strateji ve simülasyon oyunları var. Tabi yakın zamanda ise fikir olarak güzel düşünülmüş, hatta bu konuda bir başka yabancı oyunun ikizi diyebileceğimiz bir oyun var; “Erzurum”. Hayatta kalma oyunlarının son zamanlarda popüler olması bu konuda Türk oyun yapımcısı “Proximity Games” firmasının aklına güzel bir fikir getirmiş. Erzurum adlı oyun bir bakıma “The Long Dark” ikizi olarak görülse de aslında çok farklı konseptler. Tabi amaç hayatta kalma, bu konuda ikizi ama hikâye olarak, reaksiyon ve tepki olarak çok ayrılar. Mesela The Long Dark öncelikle farklı coğrafya da geçiyor. Bunun getirdiği coğrafi özellikler de oyunda zamana göre değişiyor.

Fakat Erzurum oyunun da ise bu tek düze ve çok basit bir algıyla karşımıza çıkıyor. Mesela bir anda The Long Dark oyunundaki gibi hava aşırı görüş açısını kapatmıyor. Sadece kapatıyormuş gibi basit bir tipi ile karşımıza geliyor. The Long Dark ilk çıktığında bile serbest oyun yapısıyla oyun severlerle buluşmuştu. Sonrasında değişen bir hikâyeye sahip oldu, hatta hikâye bile bitmedi hala. Yani zamana karşı geliştirilen ve uzun bir geliştirme sürecinde olan bir oyun The Long Dark. Kaldı ki bizim ülkemizde oyunun ne olduğunu bilmeyen birkaç ergenin “Yahu Long Dark çakması bu”, “Long Dark bile bundan daha güzel”, “Oyunun amacı sadece verilen haritada bir uçtan diğer uca sizi koşturmaya yönelik, başka bir amacı yok” diye yorumlarını okudukça hala sırf kendi kabuklarını kıramadıkları ortaya çıkıyor. Susun da bari cehaletinizi sessizliğiniz örtsün!

The Long Dark oyunu 2014 yılında “Erken Erişim” olarak Steam üzerinden 20$ gibi ücretle satışa çıktı. Sonrasında ise oyun hala bitmedi. İsterseniz bu ergenler için bir basit matematik ile cevap verelim. 2021 – 2014 = 7. Yani 7 yıl öncesinde çıkan bir oyunun hala bitmemiş versiyonunu bu fiyatla satın alan sen, evet sen ergen kardeşim. Neye göre Erzurum oyununu “The Long Dark” ile kıyaslıyorsun? Kaldı ki bu oyun diyelim ki 2 yıldır sadece geliştirilmeye başlandı ve bu yıl direk tam olarak satışa sunuldu. Yani Hinterland Studios gibi büyük bir firmada bulunan ekip ile Erzurum oyunu yapılmadı. Lütfen elma ile armutları karıştırma! Bir tarafta oyun için harcanan bütçe, ekipteki kişi sayısı ve harcanan emek, diğer tarafta ise bu imkanlara haiz olmadığı halde halefinin yakınına gelmiş bir diğer oyun. Yani demek ki bu kadar imkana gerek kalmadan oyun yapılabiliyormuş uzmanının elinden. Kaldı ki sen bir çöp adamı bile X’ten Y’ye doğru yürütemeyecek kadar cahilsin bu konuda, tutmuşsun oyun hakkında aşağılayıcı konuşmayı kendine görev belirlemişsin. Adın üstünde sen bir “Kontrolsüz Ergen” sin.

Neyse gelelim biz oyunun incelemesine. Öncelikle söylemem gerek ki o güzelim Erzurum ilimize hiç gitmedim. Evet büyük bir ayıp bu ama gitmedim. O yüzden oyunda yapılmış olan harita gerçek hayattaki ile aynı mı bilmiyorum. Zaten aynı olması da beklenirse saçma olur. Ne de olsa her oyunda kullanılan haritalar da aynısı değil. Fakat doğa, hayvanlar, çevre etkileşimleri güzel. Sonuçta uçlarda bir oyun beklemediğimizden beni tatmin etti.

En güzel olan tarafları ise bizden olması. Türkçe olması, cami olması, ölmüşler için dua ediliyor olması. Yani o kadar çok bize ait nesne var ki oyunda zaten keşfettikçe şaşıracaksınız. Bu da size bu oyunu sevmeniz için nedenler sunacak. Tabi eksik yönleri var. Ama unutmayın ki bu oyun firması EA ya da bir Ubisoft değil. Bence bu oyunu bile fikir olarak düşünüp uygulamaya geçirmeleri muazzam olmuş.

Oyundaki grafikler tatminkâr ama yeterli değil. Tabi modelleme olarak bakmayın, oyun içerisindeki etkileşimler ve oyunun seyri açısından bakın. Mesela modelleme olarak Türk bayrağı, Cami ve evlerin yapısı muazzam. Hele o bayrağın dalgalanma sesini çok güzel eklemişler. Ama bazı noktalardaki olaylar gerçekten bir Super Mario oynuyor hissini veriyor insana.

Mekanikler iyi düşünülerek yapılmış fakat eksik olan tarafları var. Mesela oyunun oynanması konusunda bir rehber yok ya da kısa bir anlatım yok. Bu sebeple oyunda ilerlediğinizde önemli mihenk taşlarını kaçırabilirsiniz. Envanter ekranında işçilik kısmını göz ardı ettiğinizde mesela donmaya devam edebilirsiniz. Ya da bu kısmı atladığınızda bir kurt ya da ayı tarafından saldırıya uğradığınızda sargı bezinin nasıl yapıldığını bilmediğiniz için kan kaybından ölmeniz kaçınılmaz oluyor. Bu anlamda bir rehber hazırlayacağım. Silah kullanımı, yiyecek ve içecek kısmı tek düze, aşırı kompleks değil ve basit. Basit olması iyi ama yapan arkadaşlara çağrım ne olur bu güzelim oyunu parkur ya da Süper Mario’ya benzetmeseydiniz iyiydi. Nedir o atölyenin yanındaki sıralı sütunlardan atlayarak göktaşı alma meselesi. Yani siz bir hesaplama mı kaçırdınız Allah aşkına? Ben atlayamadım ve alamadım şahsen. Alan varsa da helal olsun derim.

Oyunun hikayesi kısa ve net. Aslında bulunduğunuz yerden kaçmanız gerekiyor. Fakat aşırı da bir düşman baskısı yok üzerinizde. Ayı, domuz ve kurtlar üstesinden kolaylıkla gelebileceğiniz düşmanlardan. Tabi bir de doğal düşmanlardan olan susuzluk, açlık, üşüme ve yorgunluğu da unutmadan söylemek gerekir. Hikâye ise kısa olsa da bir noktadan bir başka noktaya yolculuğunuz üzerine serpiştirilmiş bir kısa hikâyeden bahsedebilirim. Onun haricinde karmaşık bir hikaye anlatımı yok.

Oyunun oynanabilirliği rahat ve iyi. Ama dediğim gibi bazı noktaları göz ardı ederseniz oyunda uğraşmanız gerekeceğini de unutmayın derim. Mesela öldürdüğünüz hayvanların üzerinden aldığınız deriler ile kendinize kıyafet yapmak gibi şeyler ufak olsa da hayati önem taşıyor bir süreden sonra. Ama sizi sıkıntıya sokacak parkur gibi ayarlanmış göktaşı mekanları var, bu canınızı sıkabilir.

Oyunun artılarının yanında eksileri de olduğunu söylemiştim. İsterseniz bunları da açıklayarak kafanızda oyun hakkındaki olayı oturtmaya çalışayım. Oyunda en büyük eksikliklerden biri nasıl oynandığı hakkında bir rehberin olmaması. Bu da size tek düze ne görürsen öyle ilerlersin mantığını sürüklüyor. Aslında bu büyük bir sorun. Çünkü ben bile oyunu ikinci defa oynamaya başladığımda işçilik kısmındaki menüyü gördüm ve sonrasında yapabileceklerimin daha çok olduğunun farkına vardım. Bir diğer eksisi ise göktaşlarının olduğu yerlerdeki bazı parkur mantığı ile üzerine tırmanmanız gereken kiremit sütunlar. Bazen gerçekten sinir bozucu olabiliyorlar. Haritada toplamda 30 adet göktaşı varken bu kadar zorlamanın alemi nedir anlamadım. Sonuçta hayatta kalma oyunu, bir Dying Light tarzı parkur oyunu değil.

Oyunda gerçek hayattaki gibi göktaşı meselesi ele alınmış. Her bir göktaşı size özel bir etki sağlıyor. Mesela susuzluk bareminiz 5000 birim iken, bir göktaşı aldığınızda bu baremin %10 büyüdüğünü görüyorsunuz. Bu da susuzluk bareminin 5000 birimden 5500 birime çıkması demek oluyor. Ya da bazen ısının düşme baremi yükseliyor ve daha dayanıklı olabiliyorsunuz. İşte bu tarz bir etkisi olan göktaşları öyle yerlere saklanmışlar ki bazen delirtebiliyor oyuncuyu. Bir diğer husus ise kaydetme ve yükleme sistemi. Bundaki en büyük eksik, kaydedilme değil, aslında ışınlanma olması. Bunu şu şekilde test edebilirsiniz. Diyelim ki birkaç evi talan ettiniz, sonrasında kaydettiniz. Biraz daha ilerleyip birkaç evi daha talan ettiniz. Sonra ana menüdeki yükle ye tıkladığınızda önceki talan ettiğiniz evlerin boş olması doğal. Fakat mantık olarak sonraki iki evin dolu olması gerekirken onlar da boş gözüküyor. Sebebi ise kayıt değil ışınlanma “Spawn” mantığını kullanması. Bu da büyük bir kayıp, çünkü bu sadece ev içindeki eşyalarla sınırlı değil. Tüm eşya ve göktaşları ile de alakalı. Umarım bunu okur yapımcı ve bu hatayı düzeltirler.

Genel anlamda baktığımızda oyun güzel ve eğlenceli. Biraz vakit geçirmek isteyenler için ideal fakat o kadar. Yani kısa hikayesi, çevresel etmenler ve müzikler büyülüyor. Tutup da kuzey ışıklarına takılıp kalmayın, sonuçta oyuna ahenk katmak için uzaylı ekleyen firmalar varken Erzurum’da kuzey ışıklarının olması mı garip geliyor? Bence güzel düşünülmüş ve iyi ki eklenmiş. Sonuçta bir bilgisayar oyunu, gerçek hayat ya da tarihi bir belgesel değil. Oyunlar da hayal gücünün kuvveti kadar oluşturulabilen ürünlerdir. Bence oyunun fiyatını da göz önüne alırsanız alınıp oynanıp rafa kaldırılacak bir oyun Erzurum. Hatta bazen rahatlamak ve o güzelim saz müziklerinin eşliğinde kafa dinlemek için de birebir terapi olacaktır.

İyi oyunlar…

 

Erzurum
Erzurum
Developer: Proximity Games
Price: 25 TRY
  • Erzurum Screenshot
  • Erzurum Screenshot
  • Erzurum Screenshot
  • Erzurum Screenshot
  • Erzurum Screenshot
  • Erzurum Screenshot
  • Erzurum Screenshot
  • Erzurum Screenshot
  • Erzurum Screenshot
  • Erzurum Screenshot
  • Erzurum Screenshot
  • Erzurum Screenshot
  • Erzurum Screenshot
  • Erzurum Screenshot
  • Erzurum Screenshot
  • Erzurum Screenshot
  • Erzurum Screenshot
  • Erzurum Screenshot

Yazar Hakkında: GamerAdmin

2003 yılında sistem mühendisliği (MCSE) eğitimi alan yazar, Sakarya Üniversitesi Bilgi Yönetimi mezunudur. Kendisi 1989'dan beri oyunlarla haşır neşir olan yazar, bu yıldan yanadır oyunlar hakkında bilgi sahibi olup, kendisi bir oyuncudur. Bilgilerini ve bitirdiği oyunların tam çözümleri hakkında sitede paylaşımlar yapmaktadır. Sorularınızı lütfen iletişim kısmındaki e-posta adresinden gönderiniz.

Yorum yaz

Yorum yazabilmek için Giriş yapmak zorundasınız.