Anime Temalı Şiddet Oyunu, Çocuklar İçin Tehlikeli mi?
0

Anime Temalı Şiddet Oyunu, Çocuklar İçin Tehlikeli mi?

Paylaş

Aynı soruyu sürekli görmüş olmaktan sıkıldığınızı biliyoruz. Biz de bu sefer, olunabilecek en net şekilde video oyunlarının çocuklarda şiddete yönelime sebep olup olmadığı konusuna ışık tutacağız.

Daha önce Mavi Balina oyunu gündemde uzun süre kalmış, çok sayıda çocuğun intihar girişimiyle bağdaştırılmıştı. Söz konusu oyunun, çocukların psikolojik durumlarından ve verilerinden faydalanarak onları bu kötü sona sürüklediği savunuluyordu. Şimdiyse ebeveynlerin ne olduğu belirsiz Mavi Balina’dan tamamen ayrı bir tartıya koyması gereken Yandere Simulator var karşımızda.

Her şeyden önce nedir bu Yandere Simulator?

Yandere Simulator’da, en temelinde sevdiği çocuğa açılamayan fakat o çocuğa her bir kişi yaklaştığında adeta kanı kaynayan bir kızı canlandırıyoruz. Bu karakterin mental olarak stabil bir durumda olmadığı zaten oyunu oynarken fark ediliyor.

Oyunda ‘rakip’ olarak nitelendirilen 10 kız var. Bunlar sevdiğimiz çocuğa yakın olan kişiler ve biz bir tanesini, bir hafta içinde sevdiğimiz çocuktan ayırmadan diğer kız ortaya çıkmıyor. Yani tek tek rakiplerle karşılaşıyoruz.

Oynanış kısmına gelirsek:

Yandere Simulator Resmi Sayfası

Yandere Simulator’da Hitman serisinden aşina olduğumuz bir oynanış var. Okula gittiğimizde bir açık dünya oyunundaymış gibi karakterimizi kontrol edebiliyor, insanlarla konuşarak bazen onlara iyilik yapabiliyor bazen de sahip olduğumuz üne göre onlardan bir şeyler isteyebiliyor, onlara tuzaklar kurabiliyoruz.

Haftanın her bir günü okula gidiyoruz ve gün sonuna kadar, oynama şeklimize göre değişen belirli görevler yapıyoruz.

Bu görevler, rakibimize ne yapmak istediğimize göre değişiyor. Oyunu, haber kanallarına kadar çıkararak ebeveynlerin uyarılmasına sebep olan özelliği de burada ortaya çıkıyor.

Bu oyunda, amaç uğruna (bir bakıma) her yol mübah.

Parantez içindeki ifadeyle ne demek istediğimize değineceğiz fakat öncelikle rakipleri ortadan nasıl kaldırdığımıza bakalım. Burada tek bir yöntem sunulmuyor, aksine çok sayıda olasılık oyuncuya verilerek oyuncunun kendi yolunu oluşturması sağlanıyor.

Örneğin bir kızı ortadan kaldırmamız gerekiyor. Bunun için başvurulabilecek birçok yol var. Mafya ile anlaşıp onun kaçırılmasını sağlayabilir, kesici aletlerle onu ortadan kaldırabilir, kaza süsü vererek büyük bir cismin altında kalmasına veya elektrik kaçağı yüzünden çarpılmasına sebep olabilirsiniz. Bunun dışında çantasına, okula getirmemesi gereken bir şey bırakıp okuldan atılmasını da sağlayabilirsiniz.

Öte yandan bunları yapmak zorunda olmadığınız da bir gerçek:

Yandere Simulator Resmi Sayfası

Dediğimiz gibi, bu oyunda her yol mübah. Fakat siz illa ölümcül olan yolları izleyeceksiniz diye bir şey yok. Örneğin rakibinizin başında bir sorun varsa ve siz onu, o sorundan kurtarırsanız yeterince iyi arkadaş olabilir, bu sayede de sevdiğiniz çocuktan uzak durmasını isteyebilirsiniz.

Böylece o kişi hem aradan çıkmış olur hem de ileride faydası olabilecek bir yakın arkadaş hâline gelir.

İyi de ortalığı kan gölüne çevirerek ulaştığımız sonla meseleleri daha karışık yollarla ve ölüme sebep olmadan çözerek ulaştığımız son aynı mı?

Spoiler

Elbette değil. Bu oyun size, rakibinizden kurtulabilmeniz için her imkânı sunuyor fakat bu, eylemlerinizden sorumlu olmadığınız anlamına gelmiyor.

Sonuç olarak da karşınıza her çıkanı öldürdüğünüz sonla farklı yolları denediğiniz son, birbirinden oldukça farklı oluyor. Bu yüzden oyun sırasında stratejik ve mantıklı düşünmek gerekiyor.

Şimdi gelelim işin çocuklardaki psikolojik boyutuna.

Genel olarak konuşacak olursak, oyunların saldırganlığa sebep olup olmadığı sorusuna odaklanan çok sayıda araştırmanın bazılarında, yetişkinlerde bile kısa süreli agresifliğin ortaya çıktığı görülmüş.

Burada ince fakat keskin çizgiyi çekmek gerek. Yapılan çalışmalarda, şiddet içeren video oyunlarının ve ‘agresif davranışlar’ arasında oldukça net bir bağlantı olduğu savunuluyor. Fakat aynı şekilde, yayımlanan çalışma kağıtlarında, video oyunlarını şiddete sebep olduğunu söylemenin bilimsel açıdan tutarlı olmadığı da belirtiliyor.

Amerikan Pediatri Akademisine (AAP) göre özellikle 6 yaşın altındaki çocukların herhangi bir şekilde şiddet içeren medya içeriklerine maruz kalmamaları gerekiyor.

Buna gerekçe olarak da bu çocukların kurmaca ile gerçek dünya arasındaki farkı henüz bilmemeleri, bu sebeple şiddeti olduğu gibi kabullenebilecekleri gösteriliyor.

Genele baktığımızda ise “video oyunları şiddete sebep oluyor” demek, muhabirler bir kenarda dursun; uzmanların bile atmadığı, oldukça uzun bir adım:

2010 tarihli bir araştırmada video oyunlarının çocuklarda şiddete sebep olduğu bulunmuş, fakat bunun sadece nevrotiklik gibi durumları yaşayan çocuklar için geçerli olduğu görülmüş.

Royal Society Open Science isimli bilim dergisinde, 2019 yılında yayımlanan bir çalışma ise video oyunlarının gençlerin agresifliğe veya şiddete meyilli olmasına sebep olmadığını gösteriyor.

Psikolog Erik Erikson’un psikososyal gelişim teorisine göre 11-19 yaş aralığındaki çocuklar, kimliklerini kazanma ve rol karmaşaları yaşama evresinde oluyorlar.

Bu sebeple de hâlihazırda kişilik karmaşalarıyla uğraşan bu yaş aralığındaki kişilerin, şiddet içerikleriyle baş başa kalmaları tavsiye edilmiyor. Fakat bunun sebebi şiddete yönelecek olmaları değil; bu tür içeriklerin genel anlamda onların ruh hâllerini kötü yönde etkilemesi olarak gösteriyor

Belli çalışmalara göre asıl tehlike, bu evrenin gerisinde kalan, yani 10 (özellikle 6) yaşından küçük bireyleri kapsıyor. Bunun sebebiyse daha önce de söylediğimiz gibi henüz gerçek-kurmaca ayrımını yapmakta zorlanmaları, bu bağlamda da kafalarında yanlış bir imajın, diğer yaş gruplarına göre daha kolay oluşabileceği olarak gösteriliyor.

Baktığınızda Yandere Simulator, lisede geçen bir oyun. Fakat oyunun kitlesinin büyük kısmını çocuklar oluşturuyor.

Zaten asıl tehlike oluşturan durum da bu. Liseye gitmemiş olan, hatta Erikson’un teorisine göre daha kimliğini oturtma aşamasına bile gelmemiş olan bu çocuklar, Yandere Simulator’a maruz kalarak kafalarında ona dayalı bir lise imajı oluşturabilir.

Tüm bu çalışmalardan hareketle, bu durumu liseyi bildiğimizden çok daha farklı bir yermiş gibi gösteren lise/gençlik dizilerine benzetebiliriz. Bildiğimiz üzere bunlar, gerçeğin dışında bir ortam sunar fakat lisenin ne olduğundan habersiz çocuklar, bunu gerçek sanarak beklentilerini o yöne çekebilir.

Karmaşayı oluşturan olayın içinde az da olsa bir nebze “cherry picking” var.

Şiddete meyilli olan kişilerin daha çok video oyunu oynadığını gösteren araştırmalar bulunuyor. Bu gibi araştırmalar, diğer etkenlere göz atılmadan topluma sunulduğunda ise “Video oyunları şiddete yönlendiriyor” gibi algılar oluşuyor.

Bu araştırmalar yanlış değil elbette. Fakat kendi sınırları bulunan araştırmalar bunlar. Belirli çerçeveler içinde belirli kanıtlar sunmayı amaçlıyorlar ve sorun da medya kanallarının sadece bu araştırmaları alıp kesin ve genel bir yargıya ulaşıyor olmaları.

Aradaki farkı iyi anlamak gerek:

10 yaşındaki bir çocuğun yetişkin filmi izlemesi ne kadar uygunsa, lise çağındaki çocukların da ağır şiddet içeriklerine maruz kalması o kadar uygun. Bu içeriklerle baş başa kalmak, karakterin şekillendiği bu dönemlerde, ilerisi için sorunlar yaratabilir. Fakat gidip de “çocuk bu oyunları oynarsa şiddete yönelir” demek o kadar da kolay değil.

Bu noktada uzmanlar, işin içine; çocuğun yetiştirilme şekli, arkadaş ortamı, varsa psikolojik rahatsızlıkları, içinde bulunduğu çevre ve gördüğü muamele gibi birçok sosyal etkeni dahil eder. Fakat “şiddet içerikli oyunlar şiddete özendirir” sonucuna varan çoğu araştırmada bu etkenlerin göz ardı edildiğini görürüz.

Yanlış olmayan, fakat sınırlarına göz atılmadığında genel sonuçlara varılabilecek örnek araştırmalardan biri:

Araştırmada, az üye içeren ve sadece Çinli öğrencilerin bulunduğu bir grubun olduğu, internet içerikleri gibi farklı içerikler hariç tutularak sadece şiddet içerikli oyunlara yer verildiği, sonuçların ise katılımcıların kendilerinden, yani öğrencilerden alındığı gibi araştırma sınırlarını belirten bir bölüm.

  • Kaynaklar: Healthline, Verywell Family, The Royal Society, Frontiers in Psychology

Görüşünüzü yazın

İsminizi yazın
E-posta adresinizi yazın
Website Bağlantısı
Görüşünüzü yazın